ALACALI ŞAİR VE OZANLARIMIZ 
 
HÜSEYİNABAT
Evveli ismindir Hüseyinabat
Kahraman diyarı birsin Alaca
Türlü güzelliği vermiş tabiat
Görmeyenler seni görsün Alaca
 
Çok insan birikir kurulur Pazar
Maşallah diyelim değmesin nazar
Heryanı ovadır motorlar gezer
Yaşanacak bir tek yersin Alaca
 
Çok büyüdü söğüt özüne dayandı
İnsanlar akıllı çoktan uyandı
Binaları türlü renge boyandı
Görmeyenler seni görsün Alaca
 
Servi kavakları uzamış gitmiş,
Traktörler tarlaları hergetmiş
Milletini varlıklara garketmiş
Ziraatte bir tek yersin Alaca
 
Alaca’ya bakar Hüseyin Gazi
Eğrice bayramı gideriz bazı
Türbeyi saadete süreriz yüzü
Her zaman şenlikle dursun Alaca
 
Binbir çiçeğin var hep de kokar,
Aşkın ki Hulusi Boran’ı yakar
Soğuktur kışları hoş olur bahar
Görmeyenler seni görsün Alaca
 
 
 
ALACA
Milattan önce kurula gelmiş
Tarihi mis gibi kokar Alaca
Nice kraliçe krallar gitmiş
Hüseyin ovaya bakar Alaca
 
Burcu burcu kokar açılır gülü
Tarih içinde geçer Alaca ünü
Bak sende geçirdim bu günü dünü
Kocalık belimi büker Alaca
 
Hititler başkenti Alaca Höyük
Beş kıtada ismin namın çok büyük
Eskiyapar Hitit eseri peyik
Müzelere turist çeker Alaca
 
Alacanın çayı çağlayıp akar
Çalışkan insanı gelince bahar
Nadası toprağa ay çiçek eker
Güz gelir pancarı söker Alaca
 
Önünde uzanır ova boyunca
Sulu tarım toprakları doyunca
Bire otuz başakları sayınca
Ofise ekini döker Alaca
 
Doktorlar çoktur sineyi eller
Kaymakam başkanlar hizmete yeller
Çalışkan insanı dağları deler
Barış meşalesi yakar Alaca
 
Hüseyin ovada Hüseyin Gazi
Samahlar dönüyor gelin kızı
Erenler eridir pirler Şah Bazi
Gönüllere güller eker Alaca
 
Pehlivanlar çoktur güreş tutulur
Allı turnam halay ile ötüşür
Toprağında her tür ürün yetişir
Katar katar ürün çeker Alaca.
 
 
 
 
HÜSEYİN OVANIN
Hüseyin ovanın baharı geldi
Çayır çiçek bürür ovayı şimdi
Hüseyin ovaydı Alaca oldu
Geçit vermez seli köprüsü şimdi
 
Çiğdem çiçek açar nevruzu güzel
Tarlayı herk yapar sabanından el
Karlar erir dağdan çağıldarken sel
Taş köprüler geçit vermez gör şimdi
 
Koyun kuzu çayırlarda meleşir
Çoban kaval çalar name dinleşir
Düğünlerde yiğitleri güleşir
Eskiyapar  halay çeker gör şimdi
 
 
Kuşlar nevce gelir bülbüller öter
Arılar çiçekle kovana döner
Tarlalarda ekin arpalar biter
Halı gibi nakışı nakış gör şimdi
 
Hüseyin ovanın baharı böyle
Dikerle dikmeyi ekerler fide
Madımak, guşguş, yemliği ile
Yufka, ekmek dürer tuzlar yer şimdi
 
Evliyalar yurdu ozanlar ili
Elde sazın çirkin söylüyor dili
Hoş koku getirir baharın yeli
Hüseyin güllerini der şimdi
Çirkin ozan güllerini der şimdi.