ALACA'NIN ETİMOLOJİK TANIM

 

 Ala ve Alaca renk. Uygur-Göktürk Yazıtlarında ve Kutadgu Bilig ile Divan da Ala, Alak, Alaca Türkçe sözdür. Don, renk, boy, yer adlarının belirtilmesinde kullanılmıştır.
 

    ALACA: 
    Hunlara bağlı bir Türk kavmi. Baykal Gölü nün güneyinde yaşarlardı. Çin kaynaklarında bunlardan Bo-ma diye bahsedilir. (Bo-ma, alacalı at demektir.) Aynı kaynaklar Bo-ma lardan bazen de O-la-cı lar diye bahseder (Bu kelime, Türkçe alaca kelimesinin Çince yazılışı olabilir). Alacalar göçebe bir kavimdi, yüksek karlı yerlerde oturur, at besler, kımız içerlerdi. Öbür Türklerden farklı olarak saçlarını kısa kesmekteydiler. Holanşan, Alaşan… gibi bazı yer adlarının bunlardan kalması muhtemeldir.

    ALACA: 
    Orta Asya da yaşayan ve göçebe olarak hayvancılıkla iştigal eden bu Türk kavmi, bugün Kırgızistan sınırları içinde olan Altay Dağları eteklerinde kendilerine özgü yaşayışlarıyla varlıklarını sürdürmektedirler.

    ALACA: 
    Kaşgari de (Divanü Lûgat-it Türk, B. Atalay, yayını: Barçın) Yolak Barçın tarifi, Alaca ve kutnî tarifine uyar (Karş A. Survey of persion art, yay, poppe. III, 2043). 14. yy da İran da Moğol Hanı na takdim edilen kumaşlar arasında kutnî ( Resala-yi Falakiyya, 137-a ) vardır. Moğol döneminden sonra 13.yy dan beri Hindistan, İran ve Türkiye de tüketimi çok olan ipek-pamuk karışımı bir grup kumaş çeşidine kutnî ve alaca denir.

    Osmanlı tereke ve gümrük defterlerinde 15.yy dan beri alaca adı altında bir çok çeşit kumaş buluyoruz; Mısır alacası, Şâmî alacası, Yezdî alaca, Hindî alaca, aneberî alaca, Manisa alacası, Tire alacası, Kaşan alacası, Dapul (Hint) alacası, alaca basma, divar izarî. Alaca dan bir çok eşya yapılırdı: Alaca kaftan, alaca heybe, iplik alaca kaftan, alaca çarşaf, alaca minder, alaca kilim, alaca atlas, mak ad (minder), alaca peşgir.

    İstanbul da alaca satıcıları, ayrı bir hifret (lonca) halinde örgütlenmişlerdi. Evliya Çelebi döneminde (Cilt I. S.616) Tire, Şam ve Hint alacaları meşhurdu. Atlas veya kemha kaftan yerine ucuz bir kaftan çeşidi alacadan yapılıyordu. Giyecek ve ev döşemesi olarak alaca kumaşın tüketim alanı pek genişti. Alaca, Hindistan da bu adla meşhurdu. Alaca, Asya da İndonezya dan yakın doğuya kadar uzanan geniş bir sahada yaygın ikat denilen kumaş grubu içinde incelenmektedir. Bu kumaşların özelliği, ipliğin dokunmadan önce yer yer boyanıp, dokumanın deseni bu iplikle sağlanır.

    Türkiye de makaslı ve taraklı denen bu tekniğin menşe-i eski çağlara kadar izlenmektedir. Bak. A.Bühler, Le technigue de 1 kat les Cahiers de Ciba, III. 36, s.1218-24; Şahin Yağan Türk El Dokumacılığı İst. 1978, 11-28: D Chevailler, Les tissus dikates d Alep et de Damas , Syria, xxxıx, 1962, 300-324) Alaca-i Buruç ( Pamuk-ipek karışımı ) Sahib alaca, Keşmir alacası,Alaca-i Ahmed-abâdî (Hindistan da Ahmed Abad bir şehir), Alaca-i Mav ( Mhaw, bir şehir )… vb

    ALACA: 
    Yer adları olarak ülkemiz sınırları içinde Alaca (Çorum), Alaca (Erzurum), Alaca dağ (dört tane farklı bölgelerde olmak üzere), Alacahan (Sivas), Alacahöyük (Çorum-Alaca nın bir beldesi), Alacami (Afyonkarahisar)… vb bulunmaktadır.

    ALACA: 
    Hüseyinova/Hüseyinabâd/Alaca, Çorum-Yozgat yolu üzerinde 50-52. km de yer alan şirin bir ilçedir. -1 Alaca , Ankara ilinin Yozgat Sancağı na bağlı küçük bir kasaba olarak tanımlanıyor. Önceleri bucak olan ve Hüseyinabâd olarak Alaca 1919 da ilçe yapılmıştır.

 

Alaca Belediyesi 1920 de kurulmuştur. 7-2 Alaca, XIV.yy la ait bir belgede, Hüseyinova da aynı adı taşıyan bir köyden söz edilmektedir. Ancak Hüseyinabâd yöre ismi olarak kalırken Vakıf sınırlarının tesbit edildiği anlarda Alaca adına rastlanılmaktadır XIX ve XX. yy larda Hüseyinova yöre adı yerine nahiye ve bucak adının tanımlanmasında Alaca adı resmiyet kazanmıştır. ALACA adı 1932 de resmiyet kazanır.