KALEHİSAR KALESİ VE MEDRESESİ

Kalehisar Alaca'nın kuzey batısında 20 km uzaklıkta, Türk Kalehisarı, Harhar, Kalınkaya, Alacahöyük'le çevrili bir diğer adı Mahmudiye (Çerkez Kalehisarı olarak Alaca'ya bağlı şirin bir köydür. Köydeki yapıları üç ayrı boyutta incelemekte yarar olacaktır. (Kale, Medrese, Camii veya Hamam... gibi)

a) KALE
Köyün 1 km batı istikametinde yaklaşık 100 m. yüksekliğinde ve 150-200 m çaplı tabandan tepeye doğru daralan ve sivrileşip iki çatala ayrılan 15-20 m eteğinde moloz taşla temel üzerine ve kaya yüzeyine örülmüş sur temelleri ve yer yer duvar temel kalıntıları. Kalenin kuzey yönü oldukça sarp olup inip çıkılması yoktur. Güney yönünde verebine yamaç arz eden bölümde yaklaşık 40 m. inişi ve çıkışı olan çift basamaklı kale dibine içerden inişi sağlayan su sarnıcı. Güney cephe yüzeyinde kaleye çıkışı sağlayan basamaklar (mekanik parçalanma ile aşınmış vaziyette) ve yüzeydeki su damlacıklarını kanalize eden su arkları belirgindir. Kalenin üst noktasında kuzey yamacında moloz taş temel kerpiç duvar üzerine kare biçiminde yapı kalıntısı, güney yamaçta aynı özellik arz eden iki yapı kalıntısı mevcut.

Kalenin tepede batı bölümünde basamaklı Hititlerin bereket tanrıları için yaptıkları tapınak ve gün batımı yönünde sunak. Tanrı Kibele ve Vuruşama'nın oturduğu, sunulan hediyeleri kabul ettikleri bölümün Güney batı uç noktadan 3-5 m aşağıda su kuyusu mevcuttur.

Hitit, Frig, Bizans, Selçuklu ve Beylikler dönemine ait izler taşıyan bu yapı 1936'da H. Z. Koşay'ın Alacahöyük kazıları sırasında Kalınkaya ile birlikte Kalehisar olarak incelenmiştir.

b) MEDRESE
Kalenin yaklaşık 500 m. güney doğusundadır. Kaynaklarda yapının kesin tarihi belli olmamakla beraber, Selçuklu ve Beylikler dönemi kıymetli eserlerindendir.
'Anabritanika'da Behramşah Külliyesi olduğu (Mengücekli) olduğu' '1838'de yabancı araştırmacılardan W.J. Hamilton tarafından ziyaret edilmiş Alacahöyük'ün bir saatlik kuzeyinde gösterilmiştir'
'Evliya Çelebi'nin Erzurum dönüşü Çorum'u anlatırken zikrettiği gibi Çorum'un bir kazasıdır'
'Katip Çelebi XVII. yy'da 'Cihannüma' adlı eserinde yine Çorum'un kazaları arasında göstermektedir.'
'1204 yılında Karahisar Temurlu bir kaza merkezi olarak görülmektedir.'
'Hüsameddin Timur'un kendi adına yaptırdığı Hüsamiye Medresesi'ne vakfedilen topraklar dikkate alındığında kazanın büyüklüğü anlaşılır.'

'1362 tarihli Hacı İlyas bin Tabyu'ya ait Hüccet-i Şeriyye'de Karahisar'a Temürlü'ye vakfedilmiş araziler arasında Zile kadılığına tabi Hüseyinabad'ın Kızkaraca Divanı'nın tamamı zikredilmektedir.'
Evvelinde Kervansaray olarak da bilinen yapı XIII. yy. itibariyle Kalehisar veya Hüsamiye Medresesi olarak zikredilmektedir. Prof. Dr. Oktay Aslanapa sanat tarihi açısından şu şekilde anlatmaktadır: 'Alacahöyük yakınında Kalehisar Medresesi terkedilmiş eski bir Selçuklu merkezine işaret etmektedir.
İki eyvanlı medresenin planı çarpık olup simetrisi yoktur. Uzun giriş eyvanından, dar, dikdörtgen bir avluya geçilmektedir. Karşıda güneyde mihrap nişli ana eyvan, avlunun iki tarafında revaklı üçer medrese hücresi vardır. Eyvanın sağında yatay ve bitişiğinde küçük bir oda kapısı olan dershane, solunda dikey tonozlu bir dershane, giriş eyvanı sağında büyük tonozlu dershane, solunda biri avlu revaklarından diğeri daha büyük ve giriş eyvanına açılan kapıdan girilen yatay tonozlu iki oda vardır.

Moloz taşlardan yapılmış, süslemesiz, sade medrese intizamsız plan ile on üçüncü yüzyıl başlarına girmektedir. Çevresinde bulunan keramikler de bunu kanıtlamaktadır.'



c) CAMİİ VEYA HAMAMMedrese ve kalenin doğusunda yaklaşık300 m. mesafede yolun kenarındaki yapı temeli her ne sebeple ise kesme iri taştan yapılı temelin kuzey ve batı yönü bozulup öbek haline getirilmiş. 40-50 m. mesafedeki pöhrek ile gelen su azalmış tamamen anlamını yitirmiş bir duruma gelmiş. Dükkân yerleri, tamamen ekim alanı Medrese yapısında kubbelerden kuzey cephede kısmen kalanlar öğrenci hücreleri, diğer kısım ayakta durmak için direnmeye devam etmek.


--ANASAYFA--